Prof. Dr. Sedat KarademirGenel Cerrahi UzmanıMenüİLETİŞİM

Pankreas Kanseri

Pankreas Kanseri

Pankreas Kanseri Nedir?

Pankreas, vücudumuzun karaciğerden sonraki ikinci büyük salgı bezidir. Pankreas bünyesinde, iç ve dış salgı hücrelerinin yanı sıra, dış salgıyı barsağa akıtan kanal hücreleri mevcuttur. Pankreas kanserlerine, köken aldıkları hücre tipine göre farklı isimler verilir:

  • İç salgı bezlerinden köken alan tümörlere pankreatik nöroendokrin tümörler denir ve pankreas kanserlerinin % 8-10’nunu oluşturur (insülinoma, glucagonoma gibi).
  • Dış salgı bezlerinden gelişen asiner hücreli kansere ise oldukça seyrek rastlanır (%1-2).
  • Pankreasın kanallarını oluşturan hücrelerden köken alan duktal kanseri (adenokarsinomlar) en sık karşılaşılan (%90) ve en saldırgan pankreas kanser tipidir.

Pankreas Kanseri Neden Olur?

Vücudumuzda yaklaşık 37 trilyon hücre vardır. Kanser, bir hücrenin herhangi bir nedenle boyut ve sayı olarak anarşik büyümeye karar vermesi ile başlar, gelişir ve yayılır. Kanseri tetikleyen risk faktörleri çok sayıdadır. Bunlara maruz kalmak kanser olacağımız anlamına gelmediği gibi, kanser gelişen kimi hastalarda bu risk faktörlerinden hiçbiri de bulunmayabilir.

Pankreasta kanser gelişme riskini artırdığı bilenen risk faktörlerinden bazıları aşağıdadır:

  • Sigara kullanımı: En önemli risk faktörlerinden biridir. İçenlerde, hiç içmeyenlere göre pankreas kanseri gelişme riski 2 kat fazladır. Pankreas kanserlerinin 1/4’ünün sigara kullanımına bağlı geliştiği düşünülmektedir. Sigara kullanımının bırakılması ile risk de düşer.
  • Şişmanlık (Obezite): Obez kişiler (vücut kitle indeksi (BMI) 30 ve üzeri olanlar),%20 daha fazla pankreas kanserine yakalanma riski taşırlar. Kilo fazlası olmamasına rağmen göbek çevresi yağlanması fazla olanlarda da riskin arttığı düşülmektedir.
  • Şeker Hastalığı: Nedeni net bilinmemekle beraber, şeker hastası olanlarda (özellikle Tip 2 diyabet) pankreas kanserinin görülme riski artmaktadır. Bu yaş gruplarında diğer bir risk faktörü olan obezitenin de arttığı göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Kronik pankreatit: Kronik pankreatit, pankreasta uzun süreli yangısal bir sürecin var olduğunu tanımlar. Bu ortamda kanser gelişme riski yükselir. Kronik pankreatit, sıklıkla ağır alkol ve sigara kullananlarda görülür.
  • Aile öyküsü: Ailesinde pankreas kanseri olanlarda risk daha yüksektir. Bazı ailelerde bu durum kalıtsal bir sendromdan kaynaklanmaktadır.
  • Kalıtsal genetik sendromlar: Kalıtsal gen değişiklikleri (mutasyonlar) ebeveynden çocuğa geçebilir (örneğin, Peutz-Jeghers sendromu, Lynch sendromu ve BRCA1 veya BRCA2 genlerindeki mutasyonların neden olduğu sendromlar gibi). Bu gen değişiklikleri pankreas kanserlerinin %10'una neden olabilir.

Pankreas Kanseri

Pankreas kanserinin belirtileri nelerdir?

Pankreas kanserinin ortaya çıkaracağı belirtiler, tümörün pankreastaki yerleşimine göre değişebilir. Örneğin, pankreasın baş kısmında yerleşen kanserler ana safra kanalının geçiş yoluna yakın olduklarından, erken dönemde tıkanmaya neden olup sarılık geliştirebilirler. Hasta bunu fark edip hekime erken başvurur. Bu, pankreasın baş kısmına yerleşmiş kanserlerin erken evrede yakalanması için bir avantajdır. Bu hastalarda görülebilecek ilk belirtiler:

  • Sarılık: Safra yolunda tıkanma yapan pankreas kanserleri, gözlerde ve ciltte sararma ile kendini belli eder.
  • Koyu renkli idrar: İdrar çay rengine döner. Bu belirtilerin nedeni, karaciğer tarafından üretilen koyu sarı-kahverengi renkteki bilirubinin, ana safra kanalının tıkanması sonucu barsağa atılamayıp kanda birikmesidir.
  • Açık renkli dışkılama: Ayrıca safra barsağa geçemediği için dışkı rengi de açılır, açık gri bir renge döner.
  • Ciltte kaşıntı: Barsağa atılamayıp kanda biriken safra içeriğindeki maddeler ciltte irritasyona ve kaşıntıya neden olur.
  • Kan pıhtılaşması: Bazı hastalarda bacak damarlarında pıhtılaşma ve buna bağlı şikayetler ilk belirti olarak karşımıza çıkabilir. Bacaklarda ağrı, şişlik, kızarıklık ve ısı artışı gelişebilir. Ancak, bu belirtiler birçok damar rahatsızlığı olan hastada da görüldüğü için, direkt kanser anlamına gelmez.
  • Şeker hastalığı: Pankreas insülin üreten organdır. İnsülin de vücudumuzun kan şeker seviyesini kontrol eden hormondur. Kanser insülin üreten hücrelere zarar veridiğinden kan şekerinde yükselme tespit edilebilir. Bazı hastalarda, yeni gelişen şeker hastalığı pankreas kanseri için ilk belirti olabilir.

Pankreas gövde ve kuyruk kısmında yerleşen kanserler de ise kitle daha büyük boyutlara erişmesine rağmen, ana safra kanalından uzakta kaldıkları için sarılık erken dönemde gelişmez. Bu yerleşimdeki kanserler, ileri boyut ve yaygınlığa erişse de uzun süre belirti vermeyebilir ve bu yüzden de tanı gecikebilir. Bu durum, gövde ve kuyruk kısmında yerleşmiş kanserler için bir dezavantajı olarak görülebilir.

Ancak, bilinmelidir ki, sarılık tek başına pankreas kanseri anlamına gelmez. Safra yollarının tıkayan her durum (safra taşı, hepatit, lenf bezi basısı ve diğer karaciğer ve safra yolu hastalıkları) yukarıdaki belirtilerin çıkmasına neden olabilir. Aşağıdaki belirtiler ise kanserin daha yaygın olduğu ve yerleşimine göre sindirim sisteminin akışını engel olacak duruma geldiğinde görülebilen türdendir:

  • Ağrı: Karın ve sırt ağrısı, özellikle gövde ve kuyruk kısmında yerleşmiş kanserlerde daha sık rastlanır. Bu bölgedeki kanserler tanı konmadan önce boyutça daha büyük hale gelebildiklerinden çevre organ ve sinirlere bası yaparlar. Ağrı, pankreas gövdesinin hemen arkasından geçen sinirlere olan tümör basısı ya da tutulumu nedeni ile gelişir ve bir geç dönem bulgusu olarak kabul edilir.
  • Kilo kaybı, iştahsızlık: Sindirim sisteminin ana parçalarından biri olan pankreas, hem işlev hem de yerleşim olarak vücudumuzun beslenme ihtiyacı ve dürtüsünü düzenler. Ayrıca, tüm kanserlerde olduğu gibi pankreas kanseri de hücrelerimiz ve organlarımız için katabolik (tüketici) bir oluşumdur. Bu da kendisini, iştah azalması ve beslenmenin bozulması şeklinde kendini gösterir.
  • Bulantı, kusma: Bu belirtiler, kanserin mide çıkımına ya da oniki parmak barsağına bası yapması, besin geçişine engel olması sonucu gelişir.

Pankreas kanseri tanısı nasıl konulur?

Pankreas kanseri tanısı klinik şüphe üzerine çekilen görüntüleme yöntemleri ile konulur. Ultrason (endo-ultrason da dahil),bilgisayarlı tomografi (BT) ve MR gibi radyolojik yöntemler hekimin yönlendirmesi ile uygulanır. PET, hem kitlenin yapısını hem de vücuttaki yaygınlığını değerlendirmek amacı ile gerekli olduğunda istenebilir. Biyopsi, her zaman mümkün olmasa da, doku örneği üzerinden patolojik inceleme yaparak tanının desteklenmesi açısından önemlidir. Tüm incelemelere rağmen tanının netleşemediği olgular vardır. Bu hastalarda da, klinisyenin ya da onkoloji konseyinin alacağı karara göre cerrahi yolla değerlendirme seçeneği masaya gelebilir.

Pankreas kanseri ultrasonda tespit edilebilir mi?

Evet tespit edilebilir. Bu kesin tanı anlamına gelmez. Dışardan yani ciltten yapılan basit bir işlem olarak ultrason ilk şüphenin doğmasına rehberlik eder ve diğer yöntemlerle ilerlemeyi başlatır. Endo-ultrason, endoskopik yolla yani ağız, yemek borusu ve mide yoluyla uygulanır. Midenin hemen komşuluğunda olan pankreas en yakın mesafeden ultrason ile incelenmiş olur. Çok daha net ve çok daha tanımlayıcı bilgi edinilebilen bir yöntemdir. Gerekirse bu yolla biyopsi yapılması, pankreastan şüpheli yerlerden doku alınması daha kolay ve güvenlidir.

Pankreas Kanseri Tedavi Yöntemleri

Farklı evreleme yöntemleri vardır ancak en anlaşılabilen olanı, pankreas kanserinin tek kür şansı olan cerrahı işlemin yapılıp yapılamamasına göre sınıflanmış olanıdır:

  1. Cerrahi olarak çıkarılabilecek tümörler (pankreasta sınırlı)
  2. Cerrahi için sınırda tümörler (Borderline)
  3. Lokal ileri tümörler
  4. Uzak yayılım göstermiş tümörler (metastatik)

1. Cerrahi olarak çıkarılabilecek tümörler (pankreasta sınırlı)

Kanser pankreas çevresindeki önemli damarlara, özellikle de atar damarları tutmamıştır. Bu tip pankreas kanseri cerrahi olarak çıkarılabilir. Tanı sonrası cerrahi ile devam edilir. Kanserin pankreas dışındaki bölgelere yayıldığına dair bir kanıt yoktur. Hastaların yaklaşık %10 ila %15'ine bu evrede tanı konulur.

2. Cerrahi için sınırda tümörler (Borderline)

Hastada, pankreas kanseri tanısı konulduğunda cerrahi ile çıkarılması zor ya da mümkün olmayacak pankreas tümörü mevcuttur. Fakat, tedavi sonrası (kemoterapi ve/veya radyoterapi) tümörün küçülmesi sağlanabilirse cerrahi ile tümörün temiz sınırlarda çıkarılabilmesi mümkün olabilecektir.

3. Lokal ileri tümörler

Bunlar, uzak metastaz yapmamış, ancak pankreasın çevresindeki organ ya da damarlara yayılmış tümörlerdir. Tümörün yayılımı işlem sırasında organ ve damar kayıplarına neden olacağı cerrahiye uygun değildir. Ancak, medikal ve radyasyon onkolojisinin gelişen güncel tedavi yöntemleri ve değişerek gelişen cerrahi teknikler sayesinde, bu hastalar organ kaybı ve damar rekonstrüksiyonlarının da içinde olacağı bir cerrahi yaklaşıma uygun hale gelebilmektedir. Hastaların %35’i tanı konulduğunda bu evrededir.

4. Uzak yayılım göstermiş tümörler (metastatik)

Tümör pankreasın dışına, uzak organlara atlamıştır (karaciğer, akciğer, karın içi uzak organlar gibi). Hastaların yaklaşık %50’sine bu evrede tanı konabilmektedir. Bu grupta cerrahi bir tedavi seçeneği değildir. Sistemik tedavi (kemoterapi) ve palyatif destek yöntemleri geçerlidir.

Pankreas kanseri tedavisinde radyoterapinin yeri var mı?

Radyoterapi pankreas kanserinde yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Tümörün küçültülerek cerrahiye uygun hale getirilmesi için kemoterapi ile birlikte uygulanabilir. Cerrahi sonrası dönemde de, cerrahi alana uygulanabilen radyoterapinin buradaki amacı kanserin aynı bölgede nüks etmesini önlenmektir.

Pankreas kanserinden korunmak için ne yapılabilir?

Alkol, tütün kullanımı ve obezitenin (şişmanlık) pankreas kanser görülme riskini arttırdığı bilinmektedir. Bu maddelerin kullanımının önlenmesi ya da azaltılması, vücut ağırlığının normal sınırlarda takibi ve sağlıklı beslenme, pankreas kanserinden korunmada yardımcı olacaktır. Ailevi yani kalıtsal faktörlere yapılabilecek bir şey olmasa da bunun bilinci ile takiplerini aksatmamak ve oluşabilecek tümörlerin erken yakalanmasını sağlamak da bir önlem olarak düşünülebilir.

İletişim ve Bilgi Formu
Genel cerrahi, HPB cerrahisi ve organ nakli ile ilgili soru ve danışma formu.

* Lütfen tüm form alanlarını doğu bir şekilde giriniz. Bilgileriniz gizli tutulmaktadır.

Anlaşmalı Kurumlar
Hastanemizin aşağıdaki kurum veya özel sigortalarla anlaşması bulunmaktadır. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi anlaşmalı kurum listesi hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Prof. Dr. Sedat Karademir Prof. Dr. Sedat Karademirİletişim İletişim Whatsapp
Prof. Dr. Sedat KarademirProf. Dr. Sedat KarademirGenel Cerrahi Uzmanı
+90530 140 5084
+90530 140 5084
Web sitemizin kalitesini artırmak ve istatistikler oluşturmak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Devam etmeniz halinde çerez kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz.
Kapat